Uzmanlık Alanlarımız

Böbrek Taşı Tedavisi hakkında bilmek istedikleriniz

Böbrek Taşı Tedavisi

Böbrek Taşı Tedavisi

Tıp dilinde “nephrolithiasis” ya da "urolithiasis" isimleriyle bilinen ve böbreklerde birikmiş sert madensel maddelere BÖBREK TAŞI adı verilmektedir. İdrar içerisinde normalden daha yüksek yoğunlukta Kalsiyum oksalat ve ya ürik asit maddelerini içermesinden dolayı böbrekte taş oluşumuna sebep olur. Kalsiyum oksalat ve ya ürik asit böbrekte kristaller halinde çökmesiyle ve zaman içerisinde büyümesiyle böbrek taşını oluştururlar.

1980 yılında Almanya’da uygulanmaya başlayan ESWL şok dalgaları ile böbrek taşı tedavisi günümüzde hızla ve yoğun şekilde kullanımı yaygınlaşmıştır. Bunun sebebi ise eskiden üriner sistem taşlarının tedavisinde açık ameliyat yapılırdı.

ESW ile artık açık ameliyat devri kapandı ve vücut dışından taş kırma tedavisi adı verilen ESWL (Extracorpereal Shock Wave Lithotripsy) tedavisi kullanılmaya başlandı.

Görülme sıklığına göre taşlar:
Kalsiyum oksalat
Kalsiyum fosfat
Enfeksiyon taşları
Ürik asit taşları
Sistin taşları
Diğer taş türleri

Böbrek taşı belirtileri? Eğer idrar yolunda daha önce bir kez taş oluştuysa bu taş zaman içerisinde milimetrik olarak büyümektedir. Belli bir büyüklüğe ve olgunluğa gelen taş böbrek içerisindeki dokular içerisinde yer değiştirmekte ve idrar akımına kapılarak üretere geçmektedir. İdrar akımını tıkamadığından yıllarca böbrekte durabildiği gibi çoğu zaman hiçbir belirti vermezler. Belirti vermesi için taşın, böbrekte şişmesi gerekmektedir. Taş üretere geçtiği zaman ya da yerinden ayrılıp yer değiştirmeye başladığı zaman idrar akımını zorlar, tıkar ve taşında gerisinde kalan idrar kanalında ve böbrekte tıkanıklığa bağlı olarak basınç artışı ortaya çıkar. Bu da böbrek kapsülünde çok şiddetli bir ağrıya sebep olur. Hastalarımızın yorumlarına göre bayanlar taş düşürme sancısının, normal doğum sancısından daha şiddetli bir ağrı olduğunu söylemektedirler.

Ağrı karekteristik olarak; aniden başlar, sürekli idrar yapma hissi verir, kramp şeklinde şiddetli bir ağrıya sebep olur, çoğu zaman aniden başlar ağrı, şiddetli irritasyon olur, sırt ve yan tarafta şiddetli ağrılara sebep olmaktadır.

Böbrek taşları tedavi yöntemleri nelerdir?

Taş tedavisi konusunda gözealınan en önemli faktörler olarak; taşın yeri, taşın sayısı, taşın boyutları, taşın içeriği olarak söylemek mümkündür.

Böbrek taşı tedavisinde kullanılan cerrahi tedaviler şöyledir;

1. ESWL ses dalgasıyla taş kırma
2. Üreteroskopi (URS)
3. Perkütan nefro litotomi (PNL)
4. Açık cerrahi

ESWL hangi hastalara uygulanabilir?
2 cm’e kadar olan tüm taşlarda ESWL tedavisi uygulanabilir. Tedavinin uygulanabilmesi için taşın böbrekte nerede yerleştiği önemli bir husustur. Eğer böbreğin alt kısmına yerleşmiş ise böbrek taşı, ozaman başarı daha düşük olabiliyor. Ayrıca böbrek taşının radyolojik olarak görülmesinde de zorluk yaşanabildiği durumlar da da böbrek taşı tedavisi başarı oranları düşmektedir.

ESWL hangi durumlarda uygulanmamalıdır?
Aşırı şişman kişilerde kiloya bağlı sebeplerden dolayı taşın odaklanamaması,
Aort ve renal arterde anevrizma,
Hamilelik,
Kan pıhtılaşma mekanizmasından bozukluğu olanlarda,

Taş kırma başarısında olumsuz etkenler nelerdir?

Taşın böbrek içinde kaliks divertikülü adı verilen kapalı yapılar içerisinde bulunması,
Böbrek fonksiyonunun taşı atmaya yetmeyecek kadar bozulmuş olması,
Hastanın ESWL sırasında oluşan az miktardaki yüzeysel ağrıyı dahi tolere edememesi
Taş içeriğinin sert olması,
Böbrek alt kısmında yer alması,
Özel İzmir Üroloji Tıp Merkezi Üroloji Uzmanlarımız böbrek taşı tedavisinde ses dalgaları kullanarak ve hastalarımızı cerrahi müdahale yapmadan 20 dakika gibi kısa bir sürede hastalarımızın taşını kırmaktadırlar.

Üroloji uzmanlarımız az tuz tüketerek ve bol su içerek sağlıklı kalınabileceğini şu sözleri ile ifade etmektedirler. "Tüm hastalarımıza su hayattır diyoruz ve günde en az 8 bardak su içmelerini öneriyoruz. Mümkün olduğu kadar az tuz tüketin. Tuz tüketimi arttıkça taş oluşma oranı da artar. Bu nedenle biz hastalara bol su az tuz öneriyoruz. 50 yaşından büyük erkeklerinde yılda en az bir kere ürolojik kontrolden geçmelerini öneriyoruz.